Ormanın İglo Evi Masalı

Zeynep Teksoz

Updated on:

Gecenin karanlığında tepenin en üstünde kurtlar aya karşı uluyordu. Kurtların sesi vadinin içinden geçerek ormana yayılıyor, bu güçlü ses duyulduğunda tüm orman halkı yuvalarına çekiliyordu. Ama bu kaçış, korkudan değilmiş, çünkü orman halkı bilirmiş ki kurtlar her uluduğunda önemli bir şey söylemek istermiş. Bu sefer kurtların söylemek istediği ise soğuk bir kışın başlangıcıymış, bu kış tüm kışlardan daha zor geçecekmiş. Dağ keçileri, tilkiler, ayılar, tavşanlar, geyikler, kunduzlar ve daha bir çok hayvan kışa hazırlanmaları gerektiğini anlamışlar, son günlerini iyi değerlendirmelilermiş. Hemen dağ keçileri karın az yağacağı yerleri keşfetmeye başlamışlar çünkü onların otlara ihtiyaci varmiş, tilkiler ise tüylerini dökmeye başlamiş, kış için daha kalın tüylere ihtiyaçları varmış, toprak altinda saklanmak için biryer kazmaya başlamişlar ve avladıkları canlıları yanlarına gömüp depo yapmışlar.

Ayılar ise bulabildiği tüm balları, yaban mersinini, ahududu ve ne buldularsa toplayıp son güçleriyle midelerini doldurmaya çalışıyorlarmış. Çünkü biliyorlarmış ki bu kış uykusu diğerlerinden daha uzun sürebilir. Tavşanlar ise ormanın en hızlı ve en telaşlı canlıları olmuş bu günlerde. Yiyecek buldukça küçük çukurlar kazıp saklıyor, sonra o çukurların yerini unutmamak için küçük çubuklar dikiyorlarmış. Birbirlerine seslenip, “Bu yıl daha dikkatli olmalıyız, kar çok yüksek olacak!” diye uyarıyorlarmış. Geyikler ise yüksek kayalıkların altında derin bir oyuk bulmuşlar, buldukları yerde otlarda yetişiyormuş bunları yiyerek beslenmeyi düşünmüşler, yavrularını ise ortalarına alarak onları soğuktan koruyacaklarmış. Kunduzlar ise kışa en hazırlıklı olanlarmış çünkü toprağın altını iyice kazmışlar, ağaç kabuklarını yemeyi çok severlermiş bu yüzden ağaç kabuklarını toprağın altına taşımışlar ve yanında havuç, elma gibi meyveleride götürmüşler.

Kuşlarda farklı sıcak bölgelere uçmuş. Ve zorlu kış gelmiş çatmış, çok hızlı kar yağıyor, göz gözü görmüyormuş. Karın kalınlığı örnek vermek gerekirse bir araba tekerine yakın boyuttaymış. Bu zorlu kışta dışarda gezen sadece kurtlarmış, tüyleri öyle kalınmışki kar taneleri üzerlerine konsa bile kurtlar üşümüyormuş. Bu zorlu kışın orman koruyucusu olmuşlar, hayvanları ziyaret edip, onların üşümemeleri için uğraşıyorlarmış, hayvanlar donacak gibiymiş, beyaz kurt ve arkadaşları kendi aralarında konuşup vakitin az kaldığını anlatıyormuş. Kurtlar uluyarak tüm hayvanları kavak ağacında toplanmaya çağırmış. Tüm hayvanlar toplanmış hepsi çok üşüyormuş bir çoğu hasta olmaya başlamış bile, Beyaz kurt şöyle demiş; vakit geldi dostlarım, sizi çağırma sebebimi açıklıyorum, bu kışı eğer birlik olmazsak atlatamayız. Eskimolar gibi iglo yapmalıyız, tüm karları toplayıp üst üste koymalıyız. Karları patilerimiz ile sıkarak küp şeklinde yapmalıyız, daire olmalı dostlarım.

Beyaz kurt sözlerini bitirir bitirmez, bütün hayvanlar derin bir sessizliğe bürünmüş. Her biri şaşkın ama bir o kadar da umutla beyaz kurda bakıyormuş. Çünkü onun sesi bu soğuk gecede bile güven veriyormuş. Dağ keçileri hemen ileri atılmış, biz yüksekteki karları getiririz, ayaklarımız kaymaz, en hızlı biz çalışırız. Ayılar ise bizde en ağır blokları taşırız demiş. Beyaz kurt kuyruğunu karın üzerine sürüp daire çizmiş, bu daireye göre inşaa edeceğiz. Sonra karı patisiyle sıkarak bir küp haline getirmiş. Tüm hayvanlar birlikte çalışmaya başlamış, dondurucu soğuk yüzünden tir tir titriyorlarmış bu yüzden bazı hayvanlar artık daha fazla devam edemeyeceklerini söylemeye başlamış fakat sona yaklaşılıyormuş, son rütuşları tavşanlar yapmaya başlamış küplerin arasını minik ayakları ile kapamışlar.

Tavşanlar bir de zıp zıp zıplayarak iglonun tepesine çıkıp karları iyice bastırmışlar ve artık hazırmış. Tüm hayvanlar içeriye girmiş, fakat uzun boylu hayvanlar kapıdan eğilerek girmiş ayağa kalkmamaları gerekiyormuş çünkü boyları tavana değiyormuş, tüm hayvanlar birbirine sarılıp yatmaya başlamış. Kaplumbağa ise en sona kalmış. Yavaş adımlarla iglonun kapısına doğru yaklaşmış, kar taneleri kabuğunun üzerinde birikmiş ama o hiç şikâyet etmemiş. İçeri girmeden önce başını kaldırıp igloya şöyle bakmış, ne güzel iş çıkardık demiş. Ayılar dev bedenleriyle kapıya yakın durmuş, içeri soğuk hava girmesin diye. Tilkiler, uzun kuyruklarını yavru hayvanların üzerine örtmüş, Bu gece hepimiz beraber uyuyacağız demişler. Hayvanlar birbirlerine sarılarak uykuya dalmışlar. Dışarıda tipi uğulduyor, kar fırtınası gökyüzünü kaplıyordu. Ama iglonun içinde herkes güvendeydi. Sıcacık, huzurlu ve birlik içinde… fakat böyle derken tam bir anda iglonun çatısından çatırdama sesleri gelmeye başlar. Çat, çatırt, çut diye Tavşanlardan biri korkuyla fırlamış, bu ses de neydi? Ardından iglonun tepesinden incecik kar taneleri içeriye dökülmeye başlamış. Kunduzlardan biri çığlık atmış, çökecek hemen burayı güçlendirmeliyiz demişler. Ayı gelmiş ve çatıyı tutmaya başlamış, dostlarım çok dayanamam hemen karları küp haline getirin demiş. Dağ keçileri dışarı fırlamış, buz gibi rüzgâr yüzlerine vurmuş olsa da hiç durmadan kaldıkları yerden kar toplamaya başlamışlar. Hızlıca karları toplayıp ayaklarıyla ezerek sıkı sıkı küp haline getirmişler. Hemen ayının olduğu yeri desteklemeye başlamışlar ve bu geceyide böyle atlatmışlar. Beyaz kurt bu mücadelenin ardından herkes uyurken bile uykuya dalmamış. Hayvanlar igloya gelirken tüm yemeklerini beraberinde getirmiş, ilkbahar gelene kadar yaptıkları iglo sayesinde hayatta kalmışlar ve mutlu bir şekilde yaşamışlar.

Light