Doğa ve Minik Ahtapot Kıpır’ın Gümüş İnci Macerası Masalı

Updated on:

Masalı sesli dinleyin:

Evvel zaman içinde, masmavi suların altın sarısı kumlarla buluştuğu şirin bir sahil kasabasında Doğa yaşarmış. Doğa’nın deniz mavisi gözleri ve rüzgarda dalgalanan güneş sarısı saçları varmış. Adı gibi doğayı çok seven bu güzel kız, her sabah sahile iner; martılara günaydın der, yengeçleri izler ve kumların üzerinde parlayan ilginç deniz kabuklarını incelermiş.

Bir sabah, sular çekildiğinde sahilde oluşan küçük bir kaya havuzundan “Şıp… şıp… şıp!” diye incecik bir ses duymuş. Doğa hemen merakla sesin geldiği yere doğru adımlamış. Eğilip suya baktığında bir de ne görsün? Rengarenk, üzeri puantiyeli, kocaman parlak gözleri olan minicik bir ahtapot! Ahtapot sekiz kolunu da birbirine dolamış, oldukça üzgün görünüyormuş.

Doğa en tatlı sesiyle, “Merhaba, benim adım Doğa. Sen neden bu kadar üzgünsün?” diye sormuş.

Minik ahtapot şaşkınlıkla başını kaldırmış. “Merhaba Doğa, benim adım da Kıpır,” demiş. “Denizin dibindeki yuvamı süslemek için harika bir ‘Gümüş İnci’ bulmuştum. Ama gece çıkan yaramaz bir dalga onu elimden aldı ve şu ilerideki Fısıldayan Kayalıklar’ın arasındaki dar bir yarığa sıkıştırdı. Sekiz kolum var ama hiçbiri o kadar dar bir yere giremiyor. İncimi sanırım sonsuza dek kaybettim.”

Doğa, yeni arkadaşının bu kadar üzülmesine hiç dayanamamış. “Üzülme Kıpır!” demiş güven veren bir gülümsemeyle. “Senin sekiz tane harika kolun var, benim de aklım ve iki elim. Eğer güçlerimizi birleştirirsek, aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Hadi gidip o inciyi kurtaralım!”

Kıpır bu fikre çok sevinmiş. Doğa sahilden uzun, pürüzsüz ve sağlam bir deniz kamışı bulmuş. Kıpır denizin sığ sularından ilerlerken, Doğa da kayalıkların üzerinden dikkatlice yürüyerek Fısıldayan Kayalıklar’a varmışlar.

Kıpır, suyun altından incinin sıkıştığı o daracık yarığı göstermiş. Yarık gerçekten de çok darmış. Doğa, elindeki uzun deniz kamışını dikkatlice suyun içine, yarığa doğru uzatmış. Ancak yukarıdan tam olarak göremiyormuş. İşte tam bu sırada takım çalışması başlamış! Kıpır kollarından biriyle kamışın ucunu nazikçe tutmuş ve suyun altından Doğa’ya yön göstermiş. “Biraz sağa… Şimdi biraz aşağıya… Harika!”

Doğa ve Kıpır o kadar uyumlu çalışmışlar ki, kamışın ucuyla Gümüş İnci’yi yerinden hafifçe oynatıp zarar vermeden dışarı çıkarmayı başarmışlar. İnci yuvarlanıp Kıpır’ın yumuşacık kollarına düşmüş. Kıpır mutluluktan suyun içinde sevinç taklaları atmaya başlamış.

Doğa kayalıkların üzerinden eğilerek, “Gördün mü Kıpır?” demiş. “Farklı yeteneklerimizi bir araya getirdiğimizde her şey ne kadar da kolay oldu. Gerçek güç, dayanışma ve arkadaşlıktır.”

Kıpır, Doğa’ya sevgiyle kollarını sallamış. O günden sonra deniz mavisi gözlü Doğa ve sekiz kollu minik ahtapot Kıpır en iyi arkadaş olmuşlar. Doğa ona karadaki çiçekleri anlatmış, Kıpır da ona denizin altındaki renkli mercan ormanlarının masallarını fısıldamış.

Gökten üç elma düşmüş; biri farklılıklarıyla birbirini tamamlayan arkadaşların başına, biri yardımlaşmanın gücüne inananların başına, diğeri de bu masalı dinleyen iyi kalpli çocukların başına.

Light