Küçük Aslan Leo ve Sihirli Melodi Masalı

Updated on:

Masalı sesli dinleyin:

Bir varmış, bir yokmuş. Rengarenk kelebeklerin uçuştuğu, şelalelerin şarkı söyleyerek aktığı Fısıldayan Orman’da Leo adında minik bir aslan yaşarmış. Leo çok sevimli, çok iyi kalpli bir aslanmış ama büyük bir derdi varmış. Ormandaki diğer tüm aslanlar ağızlarını açtıklarında yeri göğü inleten, gür bir “RROAARR!” sesi çıkarırlarken; Leo ne kadar çabalarsa çabalasın ağzından sadece incecik, tatlı bir “Miyav!” sesi çıkıyormuş.

Gür sesli büyük aslanlar bazen istemeden de olsa ona gülüyorlarmış. Leo bu duruma çok üzülüyor, kocaman yaprakların arkasına saklanıp gözyaşı döküyormuş. En yakın arkadaşları olan Bilge Baykuş Mila ve Zıpzıp Tavşan Pofuduk onu her gördüklerinde neşelendirmeye çalışırlarmış:

“Üzülme Leo, her canlının sesi kendine özeldir. Belki de senin sesin başka bir işe yarıyordur.”

“Evet! Hem kükreyemesen de sen ormanın en hızlı koşan aslanısın!”

Ama Leo’nun tek hayali, diğerleri gibi güçlü bir sesle kükreyebilmekmiş.

Günler geçmiş, Fısıldayan Orman’da yılın en önemli gecesi gelip çatmış: Yıldız Çiçeği’nin açma gecesi. Söylentilere göre Yıldız Çiçeği sadece yılda bir kez, dolunay gökyüzünde en parlak halindeyken açarmış. Çiçek açtığında etrafa saçtığı altın rengi tozlar, ormandaki tüm ağaçların kış boyunca güçlü kalmasını sağlarmış. Ancak bir sorun varmış; bu narin çiçek sadece doğru ve güzel bir ses duyduğunda yapraklarını aralarmış.

Ormanın en iri aslanı öne çıkmış ve bütün gücüyle kükremiş. Yıldız Çiçeği bu gürültülü sesten çok korkmuş ve yapraklarını kapatmış. Ardından filler trompet gibi sesler çıkarmış, ayılar böğürmüş ama nafile… Çiçek gürültüden o kadar ürkmüş ki, toprağın altına doğru büzülmüş.

Ormandaki herkes ne yapacağını düşünürken, Leo kalabalığın arkasından çiçeğe üzülerek bakıyormuş. Narin çiçeğin korktuğunu hissedip ona şefkatle yaklaşmış. Onu sakinleştirmek için ince ve tatlı sesiyle küçük bir ninni mırıldanmaya başlamış.

Leo’nun incecik sandığı sesi, aslında ormanın en huzur verici, en melodik sesiymiş. Şarkı rüzgarla birlikte Fısıldayan Orman’a yayılmış.

Yıldız Çiçeği, bu sevgi dolu ve yumuşak melodiyi duyunca altın sarısı yapraklarını gökyüzüne doğru açmaya başlamış. Çiçek tamamen açıldığında, ormanın her yanına parlayan sihirli tozlar yayılmış. Bütün orman altın bir ışıkla aydınlanmış.

Büyük aslanlar, filler ve ayılar hayranlıkla Leo’ya bakmışlar. Ormanın lideri olan yaşlı aslan, Leo’nun yanına gelip sevgiyle başını okşamış:

“Bizi affet küçük Leo. Biz gücün sadece yüksek sesle kükremek olduğunu sanıyorduk. Oysa en büyük güç, kalplere dokunan o yumuşak ve sevgi dolu sesindedir.”

Leo o günden sonra sesinden bir daha hiç utanmamış. Fısıldayan Orman ne zaman huzura ihtiyaç duysa Leo o güzel melodilerini mırıldanmış ve herkesi büyülemiş. Anlamış ki; herkesin diğerlerine benzemesi gerekmez, dünyayı asıl güzelleştiren şey herkesin içindeki o farklı ve eşsiz renktir.

Gökten üç altın elma düşmüş;
Biri, kendi içindeki özel yeteneği keşfeden Leo’nun başına. Biri, her zaman dostlarının yanında olan Mila ve Pofuduk’un başına. Diğeri de farklılıkların ne kadar değerli olduğunu bilen bu masalı okuyan güzel çocukların başına!

Light