Paylaşımcı Tavşan Pofuduk Masalı

Zeynep Teksoz

Updated on:

Masalı sesli dinleyin:

Ormanın derinliklerinde, yeşilin her tonunun parıldadığı, kocaman çınar ağaçlarının gölgesinde sevimli bir tavşan yaşarmış. Bu tavşanın adı Pofuduk’muş. Pofuduk, bembeyaz tüyleri ve uzun kulaklarıyla ormanın en meraklı ve en neşeli sakiniymiş.

Bir sabah, güneş etrafı ısıtırken Pofuduk uyanmış ve etrafı keşfe çıkmış. Hoplaya zıplaya gezerken, devasa bir çalılığın arkasında harika bir sürprizle karşılaşmış: Kıpkırmızı, kocaman ve mis kokulu çilekler!

Pofuduk çok sevinmiş. Hemen yanındaki küçük hasır sepetini bu taze çileklerle ağzına kadar doldurmuş. İçinden, “Ne kadar şanslıyım! Bütün bu çilekleri afiyetle tek başıma yiyeceğim ve karnım sımsıcacık doyacak,” diye düşünmüş.

Sepetini koluna takıp yuvasına doğru yola koyulmuş. Fakat biraz ilerledikten sonra, bir ağaç dalında boynu bükük duran minik kuş Maviş’i görmüş. Maviş o kadar üzgünmüş ki, her zamanki gibi neşeyle ötmüyormuş. Pofuduk durmuş ve sormuş: “Ne oldu Maviş? Neden böyle üzgünsün?” Maviş iç çekmiş: “Sabahtan beri uçuyorum ama yiyecek hiçbir şey bulamadım. Karnım çok aç.”

Pofuduk sepetindeki o güzel, sulu çileklere bakmış. Hepsini kendisi yemek istiyormuş ama arkadaşının aç kalmasına da hiç gönlü elvermemiş. Hemen sepetinden en büyük, en kırmızı çileği çıkarmış ve Maviş’e uzatmış. Maviş çileği yiyince gözleri parlamış, hemen neşeyle şakımaya başlamış. “Çok teşekkür ederim Pofuduk, bu yediğim en tatlı çilekti!” demiş. Pofuduk da arkadaşını mutlu görmekten çok büyük bir keyif almış.

Yoluna devam eden Pofuduk, az ileride meşe ağacının dibinde telaşla yeri kazan arkadaşı Sincap Kıtır’a rastlamış. Kıtır çok yorgun ve bitkin görünüyormuş. “Kolay gelsin Kıtır, ne arıyorsun?” diye sormuş Pofuduk. Kıtır alnındaki teri silmiş: “Kış için sakladığım cevizleri bulamıyorum Pofuduk. Karnım da çok acıktı, enerjim hiç kalmadı.”

Pofuduk bu kez hiç düşünmeden sepetini Kıtır’a doğru uzatmış. “Al bakalım Kıtır, bu taze çilekler sana güç verecektir,” demiş ve ona birkaç tane çilek ikram etmiş. Kıtır çilekleri yiyince yorgunluğu gitmiş, yüzüne kocaman bir gülümseme yerleşmiş.

Pofuduk yuvasına vardığında sepetinde sadece birkaç tane çilek kalmış. Midesi eskisi kadar çok dolmamış belki ama kalbi sımsıcacıkmış. Bütün çilekleri tek başına yediğinde hissedeceğinden çok daha büyük bir mutluluk hissediyormuş. Çünkü Pofuduk o gün çok önemli bir şey öğrenmiş: Mutluluk ve elindeki güzellikler paylaşıldıkça çoğalırmış.

O günden sonra Pofuduk, ormanda bulduğu her güzelliği arkadaşlarıyla paylaşmayı alışkanlık haline getirmiş. Ve ormandaki tüm hayvanlar, yardımlaşarak çok mutlu bir hayat sürmüşler. Gökten üç elma düşmüş; biri bu masalı anlatanın, biri dinleyen miniklerin, diğeri de elindekini paylaşmayı bilen herkesin başına.

Light