
Masalı sesli dinleyin:
Evvel zaman içinde, karların lapa lapa yağdığı çok soğuk bir kış gecesinde, küçük ve sevimli bir kız sokağın köşesinde büzüşmüş ellerini ısıtmaya çalışıyormuş. Bu küçük kızın sepetinde o gün satamadığı kibritleri varmış. Küçük kızımız Elif, umudunu hiç kaybetmeyen ve hayal gücü sınır tanımayan akıllı bir çocukmuş.
Elif, elleri çok üşüdüğünde sepetinden bir kibrit çıkarmış ve duvara sürtüp yakmış. Çıkan minik ve sıcak alev, karanlık sokağı altın sarısı bir ışıkla aydınlatmış. Klasik masaldaki gibi sadece soba ya da sıcak bir oda hayal etmek yerine, Elif ellerini alevin önüne koymuş ve karlı duvarda kocaman, kanat çırpan bir gölge kuş yapmış.

Kuş gölgesi o kadar neşeliymiş ki, yoldan hızlıca geçen telaşlı insanlar bile durup gülümsemiş. Elif ikinci kibriti yakmış; bu kez parmaklarını ustaca kıvırarak zıplayan komik bir gölge tavşan yapmış. Tavşanın pıtır pıtır hareketlerini gören mahalledeki diğer çocuklar, soğuğu unutup merakla Elif’in etrafında toplanmışlar. Elif her kibrit yaktığında, neşeyle kıkırdayarak gölgelerle yepyeni bir masal anlatıyormuş.
O sırada sokağın karşısındaki iyi kalpli fırıncı amca dışarı çıkmış. Elif’in anlattığı bu harika gölge tiyatrosunu izlemiş. Elif’in o soğukta bile çevresine ışık ve neşe saçmasına çok hayran kalmış.
“Küçük kız,” demiş fırıncı amca sevgiyle gülümseyerek, “Bu harika yeteneğini neden sokakta harcıyorsun? İçeride sıcacık şöminemin kocaman ateşi var. Gel, masallarını o büyük ateşte anlat; hem sana fırından yeni çıkmış sıcacık bir tarçınlı çörek vereyim.”

Elif bu teklife çok sevinmiş. O kış gecesini ve ondan sonraki tüm geceleri sokakta değil; sıcacık fırının içinde, yanan şöminenin karşısında, etrafına toplanan çocuklara harika gölge masalları anlatarak geçirmiş.
Böylece bu hikaye bize, en soğuk anlarda bile içimizdeki yaratıcılığın ve iyiliğin, hem kendi hayatımızı hem de çevremizi sıcacık yapabileceğini öğretmiş.
Gökten üç elma düşmüş; biri Elif’in, biri iyi kalpli fırıncının, biri de bu masalı dinleyip sıcacık yatağında tatlı rüyalara dalan çocukların başına!
