
Sesli masal dinleyin:
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin altın gibi parladığı, kuşların neşeyle şarkı söylediği yeşil bir kasabada Yaren adında meraklı ve sevgi dolu bir kız çocuğu yaşarmış. Yaren, doğayı keşfetmeyi, bahçede böcekleri incelemeyi ve yeni şeyler öğrenmeyi çok severmiş.
Bir ilkbahar sabahı, bahçede oynarken yerde minik, kahverengi bir tohum bulmuş. Bu tohumun neye dönüşeceğini çok merak etmiş. Hemen bahçenin en güzel ve güneş alan köşesine gidip minik bir çukur kazmış, tohumu nazikçe içine koyup üzerini toprakla örtmüş.

Ertesi sabah Yaren büyük bir heyecanla uyanmış. Gözlerini ovuşturarak hemen bahçeye koşmuş. Tohumun kocaman bir ağaç ya da çiçek olmasını bekliyormuş. Ama bir de ne görsün? Toprakta hiçbir değişiklik yokmuş! Yaren hayal kırıklığıyla omuzlarını düşürmüş.
O sırada yakındaki meşe ağacının dalında oturan Bilge Sincap, Yaren’i izliyormuş. Pofuduk kuyruğunu sallayarak Yaren’in yanına zıplamış.
“Merhaba,” demiş Bilge Sincap gülümseyerek. “Neden bu kadar üzgünsün?” Yaren toprağı göstererek, “Dün buraya bir tohum ektim ama hiç büyümemiş. Sanırım bu tohum bozuk,” demiş. Bilge Sincap kıkırdamış. “Bir tohumun büyümesi için sadece toprağın altında olması yetmez. Onun canlanıp yeşermesi için üç sihirli kurala ihtiyacı vardır.”

Yaren’in gözleri parlamış. “Nedir o üç sihirli kural?”
Bilge Sincap parmaklarını sayarak anlatmaya başlamış:
Su, tohumun uyanması ve susuzluğunu gidermesi için yağmura veya senin ona vereceğin can suyuna ihtiyacı var. Susuz bir bitki asla büyüyemez. Güneş Işığı, tohumun toprağın altından çıkıp filizlenebilmesi için güneşin sıcacık ışığına ihtiyacı var. Güneş onlara enerji verir. Sabır, en önemli sihir budur! Doğada hiçbir şey aceleyle büyümez. Güzel şeylerin olması için zaman gerekir.
Yaren bu yeni bilgileri öğrenince çok sevinmiş. Bilge Sincap’a teşekkür etmiş. O günden sonra her sabah küçük sulama kabıyla tohumuna su vermiş. Güneşin onu ısıtmasını izlemiş ve acele etmeden, şarkılar mırıldanarak sabırla beklemiş.
Günler geçmiş. Bir sabah Yaren bahçeye çıktığında toprağın üzerinde minik, yeşil ve çok sevimli bir filiz görmüş! Sabrının ve emeğinin karşılığını almış. O minik tohum zamanla büyümüş, kocaman yeşil yaprakları olan, rengarenk çiçekler açan harika bir bitkiye dönüşmüş. Yaren, doğanın nasıl işlediğini ve sabretmenin ne kadar güzel sonuçlar doğurduğunu bir daha hiç unutmamış.